PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Güneydoğu Yolculuğu (7)



Delimengi
27-11-2006, 02:40
yorgun bir urfadan kızıltepeye akşama doğru vardığımızda , viran şehirde ayak üstü bir taşlı tarla kenarında , gariban işi ama hayli zengin çeşitlilikte domates ekmek molası vermiştik
ve yolculuğumuzun tüm zamanlarında olduğu mardinede gün batımından sonra girmiştik
hep 3 saat geride kalmıştık , yada ilerde olmuştuk ne önemi var ki dedim kendi kendime , neyin ne önemi var , sen döndüğünde sevdiğin kadının elinden bir tas mercimek çorbası hatırına çıkmadın mı bu yola , bütün yorgunluğun yasal bir bacak arasında sarsıla sarsıla rahatlamak için değil mi , ne fark eder nerde olduğun , sen hangi mevsimde olduğuna değil , hangi gönülde olduğuna bak , nasılsa işin yaşamak , sen mardindeysen mardin , sevdiysen kadın - sevgili ve geldiysen yol memleket , gelmeyenlere gitmeyenlere seyahet etmeyenlere okuyup yazmayanlara ve dinlemeyenlere arada yarım bir ıslıkla acıklı bir şarkı fısıldanmayanlara değil mi ? yoksulluk ve gurbet
ardında 1600 km yol bir kaç şehir ve bir kaç on milyon insan tirilyon tane taş , yollar arabalar aklına ne gelirse işte içinden geçip gidiyorsun ben geldim demiyorsun ama gelmiş ve gitmiş oluyorsun , sahi Yusuf Mengi kifayetinin bittiği yerde yolun , sen kimden gelip , kime gidiyorsun diye ağır bedel çörekleniyor içime
seviyorum ben buraları ve bu biçimde buralarda olmayı , bu yokluğu ve kahpe yorgun bu gecesine gündüzüne tarihine kan bulaşmış coğrafyayı seviyorum


mardine gece girmiştik bir tur atıp , büyük Mardin oteline gittik , Şanlıurfa da harandaki turist kafilesinde ki bir amca tavsiye etmişti , dört yıldızlı otel ama beş yıldızlıları aratmaz demişti
geceliği iki 100 dolar ama gerçekten değer bir kere şehirden yalıtılmış ama şehre 1 dk mesafede bir yer ve tüm Mardin ayaklar altında , saunası hamamı akla ne gelirse var ve servisler inanılmaz hızlı , kapıdan içeri elinizde çantayla girin hemen biri alıyor elinizden çantayı ama genede çok bize göre değil , daha çok personelle sohbet ettik

gece bir internet kafeye girip fotograflarımızı cd ye yazdık ,güzelde bir yemek yedik ,oetelimize dönüp zincirimizi yağladık yıkandık ve yattık , ertesi sabahta gün doğumundan önce kalkıp terasta gün doğumunu çekip , hemen Mardin sokaklarına daldık
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/180a.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/180b.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/180c.jpg

http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/182.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/183.jpg
. Ö. 3000 yıldan başlayarak yerleşim yeri olarak kullanılan Mardin; Artuklu, Akkoyunlu, Osmanlı dönemine ilişkin birçok yapının yanında Süryani Manastır ve Kiliseleri de bünyesinde barındıran önemli bir açık hava müzesi.

Mardin, mimari, etnografik, arkeolojik, tarihi ve görsel değerleri ile zamanın durduğu izlenimini veren Güneydoğunun şiirsel kentlerinden biri aynı zamanda. Mardin'de, farklı dini inanışlar paralelinde, sanatsal açıdan da tarihi değeri olan camiler, türbeler, kiliseler, manastır ve benzeri dini eserler mevcut.

Bölgede yapılan kazılarda MÖ.4500’den başlayarak klasik anlamda yerleşim gören Mardin; Subari, Hurri, Sümer, Akad, Mitani, Hitit, Asur, İskit, Babil, Pers, Abgar, Roma, Bizans, Arap, Selçuklu, Artuklu ve Osmanlı dönemine ilişkin birçok yapıyı bünyesinde harmanlayabilmiş önemli bir Güneydoğu kenti.

Uzaktan bakınca, altın rengi taşlardan yapılmış Mardin evlerini, kentin üzerinde kurulduğu tepelerin kayalığı ile iç içe görürsünüz. Dikkatli bir incelemeyle, oyma taşlar, evlerin ve kamu binalarının dekorasyonu kentin, mimari bakımdan bir hazine kutusu olduğunu ortaya koyar.

Birbirine paralel uzayıp giden daracık sokakların abbaralarla (geçit) birbirine bağlandığı Mardin’de, her evin çatısı, bir yukarıdaki eve teras vazifesi de görüyor. Abbaralar ise bir başka mimarlık harikası... Tüm kentin çevresini dolaşmak yerine, pratik bir yöntemle bir üst sokağı çıkma olanağı sağlayan abbaraların kent kültüründe ayrı bir yerleri var. Mardinlilerin hepsinin mutlaka bir “abbara anısı” mevcut. Ya abbaralar sevdalılar arasındaki mektuplaşmalara sahne olmuş, ya bıçkın delikanlıların hesaplaşmalarına... Öyle ki Mardin’de “Erkeksen Abbaraya gel!” sözü bir atasözü olarak yerleşmiş kulaklara...
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/184.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/185.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/186.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/187.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/188.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/189.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/190.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/191.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/192.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/193.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/194.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/195.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/196.jpg
Mardin’in güneybatısındaki tepenin altında bulunan Kasımiye Medresesi’nin yapımına Artuklu döneminde başlanmış, Sultan Kasım tarafından da 1487-1502 yıllarında tamamlanmıştır. Medresenin yapım tarihi bilinmemektedir. Akkoyunlu Hükümdarı Cihangiroğlu Kasım Mardin’i onarmak için geniş bir çalışma başlatmış, bazı yapıların yanı sıra medreseler de yaptırmıştır.

Kasımiye Medresesi XIV.yüzyıl Artuklu mimari özelliklerini yansıtmaktadır. Kesme taş ve yumuşak yöresel taştan yapılan medresenin giriş kapısı sol tarafa kaydırılmıştır. Bezemesi Zinciriye Medresesi ile yakınlık göstermektedir. Kapının dışında mukarnaslı bir kuşak, içeride köşe sütunları ve üç dilimli bir kemer bulunmaktadır. Bu kapıdan üzeri kubbe ile örtülü bir girişten beşik tonozlu koridora geçilmektedir. Bu koridordan avluya ve camiye ulaşılmaktadır.

Cami üzeri kubbeli kare bir mekân ile yanlarındaki beşik tonozlu mekânlardan meydana gelmiştir. Avlunun arkasında üç yöne doğru uzanan medrese odaları sıralanmıştır. Revakların güneyinde dilimli kubbeleri ile dikkati çeken türbeler bulunmaktadır. Ayrıca avlunun kuzeyinde içerisinde havuz bulunan bir ana eyvan vardır. Bu eyvanın iki yanına da beşik tonozlu birer oda yerleştirilmiştir.

Medresenin alt ve üst kat planları birbirinin eşidir.

http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/197.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/198.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/199.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/200.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/201.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/202.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/203.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/204.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/205.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/206.jpg
alttaki fotograftaki cennet çeşmesini görüyorsunuz , duvardaki kırmızı lekeler hakkında kan lekesi olduğu halen anlatılsada , bu konuda akademik bir çalışma yapılmıştır
kısaca hikaye şöyledir ::::::: Söylenceye göre, Sultan Kasım bu medresede Timur tarafından başı kesilerek öldürülür. Kasım’ın kız kardeşi, kanının yerde kalmaması için kardeşinin yerdeki kanını başörtüsü ile siler ve başörtüsünü savurarak kanı medresenin eyvan kısmının duvarlarına sıçratır. Günümüzde halen rahatlıkla görülebilen bu izler nedeniyle Kasımiye Medresesi Mardin’e gelenlerin mutlak ziyaret etmek istediği bir mekan olma özelliğini koruyor.
Mardin İl Kültür Müdürlüğü’nün isteği üzerine duvarlardaki bu izlerin kan lekesi olup olmadığının tespit edilmesi amacıyla Mardin’e giden Dr. Ayşim Tuğ ve Biyolog Yeşim Alakoç Ül Emniyet Müdürlüğü tarafından görevlendirilen bir ekip tarafından karşılandılar. İl Kültür Müdürlüğü’ne gidilerek çalışma hakkında valiye bilgi verildikten sonra medreseye giden ekip çalışmalarına başladı. İl Kültür Müdürü ve Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı bir ekip de çalışmayı izledi. Mardin civarında çıkarılan ve hemen hemen tüm binaların yapımında kullanılan özel bir taştan inşaa edilen medresenin duvarlarındaki lekelerin kazınarak alınması yaklaşık beş saat sürdü. Örnek toplanırken lekelerin genel görünümünün bozulmamasına dikkat edildi.
Laboratuvarda yapılan çeşitli analizlerle öncelikle bu lekelerin kan lekesi olup olmadığı belirlendi. Kan olduğu saptanırsa DNA profili çıkarıldıktan sonra daha geniş çaplı bir araştırma planlanıyordu. Ancak duvardaki lekelerin insan kanına ait olmadığı bir kök boyasına ve kınaya ait olduğu belirlendi.

http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/207.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/208.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/209.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/210.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/211.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/212.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/213.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/214.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/215.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/216.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/217.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/218.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/219.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/220.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/221.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/222.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/223.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/224.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/225.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/226.jpg
biz gittiğimizde medrese kapalı idi bu delikanlı sağolsun bize kapıyı açtı ve bizi gezdirdi , hatta normal ziyaret saatinde kapalı olan yerlere de girdik , motorcu avantajı :D
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/227.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/228.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/229.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/230.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/231.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/232.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/233.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/234.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/235.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/236.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/237.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/238.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/239.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/240.jpg
kasımıye medresesini arkamızda bırakıp mardinin içideki kırklar kilisesine devam ediyoruz
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/241.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/242.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/240a.jpg

http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/243.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/244.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/245.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/246.jpg
bütün camilerin ibadet yapılan yerlerinde fotograf çekmek serbesttir ama burada yasaktı , gerçi çaktırmadan çekmek mümkündü ama tenezzül etmenin ve saygısızlığın da anlamı yoktu
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/247.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/248.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/249.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/250.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/251.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/252.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/253.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/254.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/255.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/256.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/257.jpg
http://www.gezginmotorcu.com/resim/guneydogu/258.jpg