Seda
08-09-2008, 10:59
Dostlar sizlerle de paylaştığım gibi 2 hafta önce kaybolarak amacımıza nail olamamış ama kaybolmanın güzelliğini çıkararak çok keyifli bir gün geçirmiştik.
Cumartesi ( 6 Eylül) sabahı yarım kalan zirve maceramızı tamamlamak üzere sabah erkenden yola düştüm.
http://i49.photobucket.com/albums/f284/seda_17/_MG_2468a.jpg
Bazen fotoğraflayamazsınız da beynine kazırsın ya hani bu geziden bir sürü fotoğraf çektim beynime ancak ne yazık ki sadece makinayla çektiklerimi paylaşabiliyorum sizlerle. 2 gün boyunca yeryüzü cennetlerinden birindeydim. O yüzden sanki hangi fotoğraf ya da hangi dil olsa anlatmaya yetmezmiş gibi geliyor bana Kaz Dağlarını.
Döndükten sonra gözlerimi kapattığımda tornadan çıkmış kadar düzgün olan çam ağaçlarını , taşlı topraklı yolları görüyor, “bin pınarlı İda’nın” pınarlarından gelen güldür güldür su sesini duyuyorum…
Sabahın erken saatleri fotoğrafta net belli olmuyor ama dağların üstüne duman çökmüştü.
http://i49.photobucket.com/albums/f284/seda_17/_MG_2473a.jpg
Yine 2 hafta önceki maceradaki gibi Hakan, rehberimiz Evcilerli Cafer Abi, Hüseyin Abi ve eşi Alev beni Bayramiç-Evciler-Ayazma’da Hakan’ın alabalık tesislerinde bekliyorlar. Tek eksik kuzenim Altan…
Hüseyin Abi ve Alev geçen denemede 1100 GS ile bize eşlik etmişti ancak ön frenin patlaması ve zorlu yollardan geçmemiz nedeniyle Alev dağın büyük kısmını yürüyerek aşmıştı :) Hüseyin Abi ise patlak frenle sakatlık çıkartmadan o günü sağ salim atlatmıştı,e tecrübe söz konusu. Hüseyin Abi bizden intikam almak amacıyla bu sefer KTM’ini yüklenmiş gelmiş. Kendi motokros yarışcısı olmasına rağmen artık onu parkurlarda değil dağlarda arayacaksınız;) Alev bu sefer artçı değil evci olarak bizi yolcu etti.
Bu sefer herkesin makinesi hafifti bu nedenle gözü kara dostum Hakan bizi olabildiğince zorlu parkurlara soktu. Eh bir kere gazı almıştık “endurocu gibin bişeyiz” dedik verdik gazı :D Baya eğimli geçişlerde koca koca taşlar ve oyuklar… “Lo lo lo” olmadık dersek yalan olur şimdi :D :D Bunun yanında büyük başarıyla çıktığım duvar gibi yollar da vardı. Amacımız zirveden çok bu zorlu yolları aşmaktı zaten…
http://i49.photobucket.com/albums/f284/seda_17/DSC00402a.jpg
http://i49.photobucket.com/albums/f284/seda_17/_MG_2476a.jpg
http://i49.photobucket.com/albums/f284/seda_17/DSC00397a.jpg
http://i49.photobucket.com/albums/f284/seda_17/_MG_2479a.jpg
http://i49.photobucket.com/albums/f284/seda_17/_MG_2481a.jpg
http://i49.photobucket.com/albums/f284/seda_17/_MG_2483a.jpg
En sonunda geçen seferde geldiğimiz bekçinin bizi tehdit edip almadığı ve kaybolmamıza neden olan kapının açık olduğunu görüp daldık ;)
http://i49.photobucket.com/albums/f284/seda_17/_MG_2498a.jpg
Rehberimiz Cafer Abi de Hakan’da nerede zorlu geçişler varsa o yolları tercih ettiler. İyi de oldu hani her zaman aşmak için limitleri zorlamak lazım…
Kaz Dağlarının muhteşem güzellikleri içinde sarhoş gibi yol alırken rehberimiz Cafer Abi bize ünlü Kaz Dağ köknarını gösterdi.
http://i49.photobucket.com/albums/f284/seda_17/_MG_2504a.jpg
Az gittik uz gittik dere tepe düz gittik ve zirvedeyiz…Hakan hızını alamadı Sarıkız Türbesine kadar motosikletle gitme denemesi yaptı ama vazgeçti…
http://i49.photobucket.com/albums/f284/seda_17/_MG_2515a.jpg
http://i49.photobucket.com/albums/f284/seda_17/_MG_2585a.jpg
Zafer bizimdir edasıyla zafer işaretlerimizi çaktık…
http://i49.photobucket.com/albums/f284/seda_17/_MG_2587a.jpg
http://i49.photobucket.com/albums/f284/seda_17/_MG_2576a.jpg
http://i49.photobucket.com/albums/f284/seda_17/_MG_2578a.jpg
Zirveye adını veren Sarıkız’ın bir de hikayesi var tabi.. Efsaneye göre;
“Çok eski zamanlarda Güre köyünde çok güzel bir kız varmış. Bu kızı köyün bütün gençleri sever ve evlenmek isterlermiş. Adı Sarıkız olan bu güzel kızın babası ise bin bir zahmetle büyüttüğü kızını, talip olan gençlerin hiç birine vermezmiş. Bunun üzerine gençler Sarıkız'a iftira etmişler. Köylüler de Sarıkız'ın babasına giderek:
"Kızın kötü yola saptı. Ya kızını öldürürsün ya da buralardan çekip gidersin" demişler.
Düşünüp taşınan baba, kızını öldürmeye kıyamaz; ancak köylülerin yüzüne bakabilmek için Sarıkız'ı gözden uzak tutmak gerektiğini düşünür.
Kızını yanına alan baba, Kazdağı'nın zirvesine çıkar ve güttükleri kazlarla birlikte kızını bırakıp geri döner. "Kurt kuş yerse de gözüm görmesin, yaşarsa da herkesten gizli yaşasın" demiş.
Kazdağı'nda kalan Sarıkız ölmemiş ve kazlarını gütmeye devam etmiş. Hatta yolunu, izini kaybedenlere yardımcı olmuş. Bu durum kısa zamanda babasının kulağına gitmiş.
Kızının ölmediğini öğrenen baba, Kazdağı'na kızının yanına çıkmış. Dağda kaz çobanlığı yapan Sarıkız, babasını görünce sevinmiş, ona yemek ikram etmiş. Yemek sırasında babası kızından su istemiş. Sarıkız elini uzatarak kilometrelerce aşağıdaki Güre çayından su alarak babasına vermiş. Babası kızının ermiş olduğunu görünce pek sevinmiş.
Sarıkız'ın öldüğü ve bugün kabrinin bulunduğu yere Sarıkız Tepesi, babasının kahrından öldüğü diğer tepeye ise Babatepe adı verilmektedir.”
Efsaneye göre türbe halini alan Sarıkız tepesinde herkes dilek dileyip birer çaput bağlamış taşlara. E adet yerini bulsun dedim ben de eksik kalmadım :p Türbenin iç kısmı ise daha ilginç mumlar yakılmış hatta bazıları dileklerini not halinde bırakmış:D :D
http://i49.photobucket.com/albums/f284/seda_17/_MG_2524a.jpg
Sarıkızdayken Edremit Körfezi’nin tamamını hatta Midilli Adasını bile görebiliyorsunuz. Oradan aşağıya baktığınızda kendinizi bir halt sanıyor bulunduğunuz Sarıkız tepesini de dünyanın merkezi sanıyorsunuz.
http://i49.photobucket.com/albums/f284/seda_17/panoramikkazdagson.jpg
Bu muhteşem manzara karşısında tasavvufda “telvin” denen halden hale geçiş durumunu alıyorsunuz. Biraz daha dursam tepede kitap bile yazacaktım ama hadi artık gidelim dediler :)
Toplam 66 kilometre kat etmiş olarak Ayazma’ya geri döndük.
Pazar günü farklı bir istikamete , Düden Alanı mevkine gideceğiz dedi rehberlerimiz.Düden’e giderken de zorlu yollardan geçmedik değil.
http://i49.photobucket.com/albums/f284/seda_17/DSC00417a.jpg
Çoğu zaman Hakan kendini tutamayıp gördüğü bir yükseltiye doğru vuruyor kendini yine öyle bir macera sonrasında lastikle zincir arasından bir odun parçası çıkarttık.
http://i49.photobucket.com/albums/f284/seda_17/DSC00420a.jpg
Düden Alanı Mevkii kamp alanı olarak kullanılıyor.
http://i49.photobucket.com/albums/f284/seda_17/_MG_2718a.jpg
Bizden birilerine de rastladık :p
http://i49.photobucket.com/albums/f284/seda_17/_MG_2708a.jpg
Düden mevkinden sonra olan Padişah Pınarı mevkine Altınoluk tarafına yakın olduğundan Altınoluk’tan arazi araçlarıyla adına “safari” dedikleri turlar düzenliyorlar.
Düden’de önce Hakan KTM denemesi yapıyor.
http://i49.photobucket.com/albums/f284/seda_17/_MG_2732a.jpg
Ardından ben 3 tekerlekli bisikletten 2 tekerlekliye geçmiş bir çocuk edasıyla Hüseyin Abi’nin KTM’yi deniyorum. Fotoğrafa bakıp aldanmayın ufak bir tur attım KTM ile.
http://i49.photobucket.com/albums/f284/seda_17/_MG_2773a.jpg
Cafer Abi’nin oğlu Bayram. Bugün babasının arkasında bize eşlik etti. Daha 9 yaşında ama ileride fırtına gibi bir endurocu olacağı kesin babasının motosikleti kullanıyor şimdiden.
http://i49.photobucket.com/albums/f284/seda_17/_MG_2716a.jpg
Bu da arkadaşım Sezai. Sezai bizi ilk kasklarla korumalarla görünce koşarak kaçtı bizden :eek: Ama en son biz giderken siz gidin birazda ben gazlayacam diyordu :)
http://i49.photobucket.com/albums/f284/seda_17/_MG_2774a.jpg
Dünyada oksijen oranının en yüksek olduğu üçüncü bölge olan Kaz Dağlarından oksijen sarhoşu olarak ayrıldık.
Hakan dostumuz ve diğer tüm arkadaşlar bizi çok güzel ağırladılar, bir kere daha teşekkürler…Reklama girecek ama girsin o kadar da eğer hafta sonu hem kafa dinleyeyim hem de motosikletimle dağ tepe dolanayım diyorsanız muhakkak denemenizi öneririm…Çanakkale’ye sadece 75 km.
Ayazma’da uyanınca göreceğiniz manzara aşağıdaki fotoğraftaki gibi…Duyacağınız ses ise sadece su sesi..
http://i49.photobucket.com/albums/f284/seda_17/_MG_2677a.jpg
Evet maceranın sonuna gelmişken bugün öğrendiğim bilgiyi de paylaşayım sizlerle :D Kaz Dağlarının zirvesi 1774 metre ile Karataş imiş, 50 metre ile zirvenin altında kalmışız :confused: Bu demek oluyor ki üçüncü Kaz Dağları zirve denemesi bizi bekliyor. Dilerim bir dahaki sefere Sarıkız bize de yol gösterir Milli Park görevlilerine yakalanmadan Karataş’ı da buluruz. Başkanım bir EC flaması yollarsa hatta onu da oraya dikeriz ;)
Cumartesi ( 6 Eylül) sabahı yarım kalan zirve maceramızı tamamlamak üzere sabah erkenden yola düştüm.
http://i49.photobucket.com/albums/f284/seda_17/_MG_2468a.jpg
Bazen fotoğraflayamazsınız da beynine kazırsın ya hani bu geziden bir sürü fotoğraf çektim beynime ancak ne yazık ki sadece makinayla çektiklerimi paylaşabiliyorum sizlerle. 2 gün boyunca yeryüzü cennetlerinden birindeydim. O yüzden sanki hangi fotoğraf ya da hangi dil olsa anlatmaya yetmezmiş gibi geliyor bana Kaz Dağlarını.
Döndükten sonra gözlerimi kapattığımda tornadan çıkmış kadar düzgün olan çam ağaçlarını , taşlı topraklı yolları görüyor, “bin pınarlı İda’nın” pınarlarından gelen güldür güldür su sesini duyuyorum…
Sabahın erken saatleri fotoğrafta net belli olmuyor ama dağların üstüne duman çökmüştü.
http://i49.photobucket.com/albums/f284/seda_17/_MG_2473a.jpg
Yine 2 hafta önceki maceradaki gibi Hakan, rehberimiz Evcilerli Cafer Abi, Hüseyin Abi ve eşi Alev beni Bayramiç-Evciler-Ayazma’da Hakan’ın alabalık tesislerinde bekliyorlar. Tek eksik kuzenim Altan…
Hüseyin Abi ve Alev geçen denemede 1100 GS ile bize eşlik etmişti ancak ön frenin patlaması ve zorlu yollardan geçmemiz nedeniyle Alev dağın büyük kısmını yürüyerek aşmıştı :) Hüseyin Abi ise patlak frenle sakatlık çıkartmadan o günü sağ salim atlatmıştı,e tecrübe söz konusu. Hüseyin Abi bizden intikam almak amacıyla bu sefer KTM’ini yüklenmiş gelmiş. Kendi motokros yarışcısı olmasına rağmen artık onu parkurlarda değil dağlarda arayacaksınız;) Alev bu sefer artçı değil evci olarak bizi yolcu etti.
Bu sefer herkesin makinesi hafifti bu nedenle gözü kara dostum Hakan bizi olabildiğince zorlu parkurlara soktu. Eh bir kere gazı almıştık “endurocu gibin bişeyiz” dedik verdik gazı :D Baya eğimli geçişlerde koca koca taşlar ve oyuklar… “Lo lo lo” olmadık dersek yalan olur şimdi :D :D Bunun yanında büyük başarıyla çıktığım duvar gibi yollar da vardı. Amacımız zirveden çok bu zorlu yolları aşmaktı zaten…
http://i49.photobucket.com/albums/f284/seda_17/DSC00402a.jpg
http://i49.photobucket.com/albums/f284/seda_17/_MG_2476a.jpg
http://i49.photobucket.com/albums/f284/seda_17/DSC00397a.jpg
http://i49.photobucket.com/albums/f284/seda_17/_MG_2479a.jpg
http://i49.photobucket.com/albums/f284/seda_17/_MG_2481a.jpg
http://i49.photobucket.com/albums/f284/seda_17/_MG_2483a.jpg
En sonunda geçen seferde geldiğimiz bekçinin bizi tehdit edip almadığı ve kaybolmamıza neden olan kapının açık olduğunu görüp daldık ;)
http://i49.photobucket.com/albums/f284/seda_17/_MG_2498a.jpg
Rehberimiz Cafer Abi de Hakan’da nerede zorlu geçişler varsa o yolları tercih ettiler. İyi de oldu hani her zaman aşmak için limitleri zorlamak lazım…
Kaz Dağlarının muhteşem güzellikleri içinde sarhoş gibi yol alırken rehberimiz Cafer Abi bize ünlü Kaz Dağ köknarını gösterdi.
http://i49.photobucket.com/albums/f284/seda_17/_MG_2504a.jpg
Az gittik uz gittik dere tepe düz gittik ve zirvedeyiz…Hakan hızını alamadı Sarıkız Türbesine kadar motosikletle gitme denemesi yaptı ama vazgeçti…
http://i49.photobucket.com/albums/f284/seda_17/_MG_2515a.jpg
http://i49.photobucket.com/albums/f284/seda_17/_MG_2585a.jpg
Zafer bizimdir edasıyla zafer işaretlerimizi çaktık…
http://i49.photobucket.com/albums/f284/seda_17/_MG_2587a.jpg
http://i49.photobucket.com/albums/f284/seda_17/_MG_2576a.jpg
http://i49.photobucket.com/albums/f284/seda_17/_MG_2578a.jpg
Zirveye adını veren Sarıkız’ın bir de hikayesi var tabi.. Efsaneye göre;
“Çok eski zamanlarda Güre köyünde çok güzel bir kız varmış. Bu kızı köyün bütün gençleri sever ve evlenmek isterlermiş. Adı Sarıkız olan bu güzel kızın babası ise bin bir zahmetle büyüttüğü kızını, talip olan gençlerin hiç birine vermezmiş. Bunun üzerine gençler Sarıkız'a iftira etmişler. Köylüler de Sarıkız'ın babasına giderek:
"Kızın kötü yola saptı. Ya kızını öldürürsün ya da buralardan çekip gidersin" demişler.
Düşünüp taşınan baba, kızını öldürmeye kıyamaz; ancak köylülerin yüzüne bakabilmek için Sarıkız'ı gözden uzak tutmak gerektiğini düşünür.
Kızını yanına alan baba, Kazdağı'nın zirvesine çıkar ve güttükleri kazlarla birlikte kızını bırakıp geri döner. "Kurt kuş yerse de gözüm görmesin, yaşarsa da herkesten gizli yaşasın" demiş.
Kazdağı'nda kalan Sarıkız ölmemiş ve kazlarını gütmeye devam etmiş. Hatta yolunu, izini kaybedenlere yardımcı olmuş. Bu durum kısa zamanda babasının kulağına gitmiş.
Kızının ölmediğini öğrenen baba, Kazdağı'na kızının yanına çıkmış. Dağda kaz çobanlığı yapan Sarıkız, babasını görünce sevinmiş, ona yemek ikram etmiş. Yemek sırasında babası kızından su istemiş. Sarıkız elini uzatarak kilometrelerce aşağıdaki Güre çayından su alarak babasına vermiş. Babası kızının ermiş olduğunu görünce pek sevinmiş.
Sarıkız'ın öldüğü ve bugün kabrinin bulunduğu yere Sarıkız Tepesi, babasının kahrından öldüğü diğer tepeye ise Babatepe adı verilmektedir.”
Efsaneye göre türbe halini alan Sarıkız tepesinde herkes dilek dileyip birer çaput bağlamış taşlara. E adet yerini bulsun dedim ben de eksik kalmadım :p Türbenin iç kısmı ise daha ilginç mumlar yakılmış hatta bazıları dileklerini not halinde bırakmış:D :D
http://i49.photobucket.com/albums/f284/seda_17/_MG_2524a.jpg
Sarıkızdayken Edremit Körfezi’nin tamamını hatta Midilli Adasını bile görebiliyorsunuz. Oradan aşağıya baktığınızda kendinizi bir halt sanıyor bulunduğunuz Sarıkız tepesini de dünyanın merkezi sanıyorsunuz.
http://i49.photobucket.com/albums/f284/seda_17/panoramikkazdagson.jpg
Bu muhteşem manzara karşısında tasavvufda “telvin” denen halden hale geçiş durumunu alıyorsunuz. Biraz daha dursam tepede kitap bile yazacaktım ama hadi artık gidelim dediler :)
Toplam 66 kilometre kat etmiş olarak Ayazma’ya geri döndük.
Pazar günü farklı bir istikamete , Düden Alanı mevkine gideceğiz dedi rehberlerimiz.Düden’e giderken de zorlu yollardan geçmedik değil.
http://i49.photobucket.com/albums/f284/seda_17/DSC00417a.jpg
Çoğu zaman Hakan kendini tutamayıp gördüğü bir yükseltiye doğru vuruyor kendini yine öyle bir macera sonrasında lastikle zincir arasından bir odun parçası çıkarttık.
http://i49.photobucket.com/albums/f284/seda_17/DSC00420a.jpg
Düden Alanı Mevkii kamp alanı olarak kullanılıyor.
http://i49.photobucket.com/albums/f284/seda_17/_MG_2718a.jpg
Bizden birilerine de rastladık :p
http://i49.photobucket.com/albums/f284/seda_17/_MG_2708a.jpg
Düden mevkinden sonra olan Padişah Pınarı mevkine Altınoluk tarafına yakın olduğundan Altınoluk’tan arazi araçlarıyla adına “safari” dedikleri turlar düzenliyorlar.
Düden’de önce Hakan KTM denemesi yapıyor.
http://i49.photobucket.com/albums/f284/seda_17/_MG_2732a.jpg
Ardından ben 3 tekerlekli bisikletten 2 tekerlekliye geçmiş bir çocuk edasıyla Hüseyin Abi’nin KTM’yi deniyorum. Fotoğrafa bakıp aldanmayın ufak bir tur attım KTM ile.
http://i49.photobucket.com/albums/f284/seda_17/_MG_2773a.jpg
Cafer Abi’nin oğlu Bayram. Bugün babasının arkasında bize eşlik etti. Daha 9 yaşında ama ileride fırtına gibi bir endurocu olacağı kesin babasının motosikleti kullanıyor şimdiden.
http://i49.photobucket.com/albums/f284/seda_17/_MG_2716a.jpg
Bu da arkadaşım Sezai. Sezai bizi ilk kasklarla korumalarla görünce koşarak kaçtı bizden :eek: Ama en son biz giderken siz gidin birazda ben gazlayacam diyordu :)
http://i49.photobucket.com/albums/f284/seda_17/_MG_2774a.jpg
Dünyada oksijen oranının en yüksek olduğu üçüncü bölge olan Kaz Dağlarından oksijen sarhoşu olarak ayrıldık.
Hakan dostumuz ve diğer tüm arkadaşlar bizi çok güzel ağırladılar, bir kere daha teşekkürler…Reklama girecek ama girsin o kadar da eğer hafta sonu hem kafa dinleyeyim hem de motosikletimle dağ tepe dolanayım diyorsanız muhakkak denemenizi öneririm…Çanakkale’ye sadece 75 km.
Ayazma’da uyanınca göreceğiniz manzara aşağıdaki fotoğraftaki gibi…Duyacağınız ses ise sadece su sesi..
http://i49.photobucket.com/albums/f284/seda_17/_MG_2677a.jpg
Evet maceranın sonuna gelmişken bugün öğrendiğim bilgiyi de paylaşayım sizlerle :D Kaz Dağlarının zirvesi 1774 metre ile Karataş imiş, 50 metre ile zirvenin altında kalmışız :confused: Bu demek oluyor ki üçüncü Kaz Dağları zirve denemesi bizi bekliyor. Dilerim bir dahaki sefere Sarıkız bize de yol gösterir Milli Park görevlilerine yakalanmadan Karataş’ı da buluruz. Başkanım bir EC flaması yollarsa hatta onu da oraya dikeriz ;)