PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Doğu Karadeniz non-offroad tur 2007



menemen
31-05-2007, 06:34
Selamlar EC,
Ufak mı desem büyükmü desem ama bir Karadeniz turundayım şu sıralar. Offroad enduro olayım yok ama, bir tur haberi benden sizlere, paylaşmak istedim.

Bir müşterim hep der "Bu bilgisayarcılar manyaktır!".
Sanırım bende de bişiler var diyebilirim.
19 Mayıs Cumartesi günü ani bir karar ile gaza gelip uzun bir yol yapma kararı aldım.
Aslına bakarsanız Trabzon'da bir fabrika kurulumu için devreye alma çalışmam vardı. Memleketim de Rize. Eeee dedim o zaman Caner ne duruyorsun hadi atla motora gazla Karadenize. Hem işimi halledeyim, hem memleketimi göreyim, hem de motor ile bir karadeniz turu yapmış olayım.

İşin özü Cumartesi günü sabahı doğrudan Kadıköy'e gittim ve 23 binlerde olan ve artık eskimiş olan lastiklerimi Metzeler Tourance ile yeniledim. Malum uzun ve yamurlu bir güzergaha maksimum önlemleri alıp gitmek gerekir. Motosiklerin bakımını yapıp uzun yol için gerekli donanımı toparladıktan sonra doğru çantayı, bagajları toplamaya eve yollandım. Ardından hızlı bir operasyon ile çantalar hazır vaziyette yola koyuldum.

Cumartesi günü saat 15.00 gibi sidecaseleri ve topcase full vaziyette Varaderoma atladım ve doğrudan TEM'e çıkıp yollara düştüm. Yolda malum ihtiyaç ve benzin molaları, bolu dağı molaları yaptıktan sonra büyük çoğunluğu otoyolda Ankaraya ulaştım.
Orda Ankara'daki birkaç arkadaş ile buluşup Tunus Caddesinde güzel bir akşam üstü geçirdik ve ardından doğru otele yığılmaya. Malum yol yorgunluğu iş yorgunluğu derken insan yıpranıyor.

Pazar günü sıkı dinlenmiş ve motive olmuş vaziyette, saat 12.00 gibi atladım boğama ve açtım gazı çorum üzerinden Samasun'a doğru. Saat 19.00 gibi Ordu'nun Ünye ilçesine ulaştım. Orda Akşam konaklayıp sabah Trabzona gideyim diye düşünüyordum. Biraz mola yemek dinlenme ve ardından kalan 200 km için bari gideyim, iyi durumdayım diye düşünüp, yeni Karadeniz yolları ve tünellerinden gazlayarak doğru Trabzona ulaştım.
Gece 22.30 gibi Trabzona yaklaştım ve tabiki meşhur Akçabat Köftesini tatmak için otel öncesi son molamı verdim. Gece mece demeden yumuldum köftelere. Acıkmışım galiba.

Haftaya tabi öncelikle bir iş temposu ile başladım. Tabi ilerleyen günlerde işler yoluna girince daha çok gezme etrafı seyreyleme şansım oldu. Kısmen fotoğraf makinam ile kısmente kask kameram ile karadeniz yollarında biraz görseller elde etmeye çalıştım.

Uzungöl:
Yine işin rahatladığı bir anda motoruma atlayıp uzungöle doğru gazladım. Malum Trabzon’a gelipte uzun göle çıkmamak olmaz. Zaten havalarda Mayıs ayı için mükemmel bir çizelge çiziyor. Doğu Karadeniz ve yağmur yok. Bir Rize’li olarak küresel ısınmayı bukadar etkili olacağını hiç düşünmezdim.
Neyse Trabzon’dan Of ilçesine doğru gelip ordan Uzungöl tabelasını takip ederek doğrudan yola koyuldum. Ortalama 28 km kadar normal şartlarda güzel asvalt olan bir güzergah olması gerekiyordu. Nitekim yola çıkınca gayet güzel asvalt ile ilerlemeye başladım. Ama ilerleyen safhalarda dağlarda eriyen karların katkısıyla azgın bir hal alan nehirin ortamı ne hale getirdiğini gördüm. Resimlerde de gördüğünüz gibi yer yerinden oynamış, yol kalmamış. Dere butun yolu söküp almış. Ardından da gelsiniş makinaları çakıl inşaat falan derken yolun bir kısmı sıkı bir stabilize yol halini almış.
Ama lakin stabilize yolunda keyfi başka oluyor tabiki. Bir gezgini kim tutar yola devam. Yukarıya ilerledikce hava yavaş yavaş rüzgarlı bir hal almaya başlıyor. Gökyüzüne bakınca dağlarda bir karartıda söz konusu. Alllah allah yoksa yağmura tepedemi yakalanacağız diye düşünüyorum.
Sağdan soldan bir sıcak, bir soğuk cins cins rüzgarlarla boğuşarak, ki şerit bile değiştirtti bana, yukarıya doğru ilerlemeye devam ettim. Lakin Uzungöle 1km kala gökyüzü patladı. Allahım bir anda deli gibi yağmur vurdu tepeme. Artık ıslana ıslanada olsa ki mesafe fazla değildi zor zar kendimi Uzungöle ulaştırdım ve bir mekana sığındım.
Hava fena halde yağışlı, fırtına var, heryer karanlık ve elektrikler kesik. Ne iş cennetemi geldik cehenneme mi!
Mekandaki garsonlara soruyorum sence ne olur bu ha, elemanlar abi muhtemelen yollar kapanır dereden kalırsınız bugun burda diyorlar. Tamam kalmak canıma minnet te hani işimizde var acil durum için gardımı almam da lazım.
Neyseki bir saat kadar sonra cennet yüzünü gösterdi. Bulutlar indi gitti ve Uzun göl ihtişamını göstermeye başladı. Tabi karsuları ve yağmur sebebiyle dere kötü bir renk almış olsada yinede burda doğa tartışılmaz bir güzellikte.
Neyse Alabalık, biraz gezi sohbet, resimler derken Uzungölde ufak bir kaçamak yapmış oldum. Dönüş yolunda ise elemanların dedikleri gibi yolun bir kısmında dere geçişi mi desem göl geçişi mi desem, yapmak zorunda kaldık.
Herşeye rağmen gayet zevkli bir uzungöl turu oldu.

EceiRMlT0l8

Çamlıhemşin – Ayder:
Rizenin medarı iftiharı Ayder. Aslına bakarsanız Ayder ilerledikce yaylaları ve Kaçkarı ile Türkiye’nin başlıca merkezlerinden denilebilir. Eee burayada bir ufak tur yapmak gerekirdi tabiki.
Yine mükemmel bir yere, mükemmel havanın el verdiği ölçüde yola çıktım. Rize’nin Ardeşen ilçesine gelmeden hemen önce Fırtına deresinin yanında güzel asvalt yoldan Aydere çıkabiliyorsunuz. İlginç bir yer tabi bu güzergah. Doğa kayalardan fışkıyıyor demek abartısız kalır. Heryer yemyeşil ve canlı.
Güzergahta ilk olarak karşınıza Çamlıhemşin ilçesi çıkar. Burası ilginç bir yapılanma örneği. Iki derenin tam birleştiği noktada vadinin dibinde adeta derenin üstüne kurulmuş bir yer. Eskiden yıllarca buradaki evlerin dere tarafından yerle bir edildiği olmuş. Şimdi tabi birazda gardları arttırmışlar ama ne olur ki...
Devam ettikce gayet güzel doğa içinde ilerlemeye devam ediyorsunuz. Virajlı mükemmel yollardan sonra Ayder’e ulaşıyorsunuz. Bir yayla köyü havası olan ama tabi turizm ve insanların ulaşılabilirliğinin artması sonucu bir şehir havasını almaya başlayan, tahrip olmuş bir doğa güzelliği. Kamp yapamayan arkadaşlar için güzel motel pansiyonlar var burda. Ama en önemlisi kaplıcası. Mükemmel ve herşeye iyi gelir derler ya öyle bir suyu var. Durmayın girin kaplıcaya keyfiniz ve sağlığınız yerine gelsin. Doğası için fazla söze gerek yok, resimler ortada ama gitmek en doğrusu....
Ama buraya gelince muhlama ve lazböreği yemeden gitmeyin. Yörenin en güzel iki yiyeceği diyebilirim. Hani benim için başkalarıda varda burda bulmak mümkün değil.
Ayderde ufak bir ara ve yemek molasından sonra dedim biraz yukarıları zorlayayım. İlk hedef aşağı Kavron. Oraya ulaştıktan sonra durumu gözleyip, yukarı Kavron'a doğru ilerlemek ve artık gerisini tahmin edin. Tabi tek başına bu işe karkışmak çok akıllı işi değil ama en azından çok zorlamadan birnebze ilerliyeyim istedim. Maksat görseller oluşsun.
Ayderden yukaruya gittikce kış ve baharın hırçınlığı kendini göstermeye başladı. Nasıl mı dersiniz..Tabiki yollar açısından diyorum. Çok değil Ayder’den 1km kadar ilerledikten sonra artık yolların kapanmış olduğunu farkettim. Yolun orasında ağaçlar. Yollardan akan derler. Ah dedim tam offroad enduro yapmak için biçilmiş güzergah ama gel gelelim Varadero ile yapmak YEMEDİ. Darısı XT660R ile inşallah artık.
Dedim paşa paşa sen en iyisi geri dön dedim ve verdim elimi tekrar aşağılara.
Yinede gayet zevkli ve huzur verici geçti, artık kamp olayını ileride grup halinde yaparız...

Aşağıda ufak bir fotovideo Ayder gezisinden...
w6Kx7LnpHYc

Neyse şimdilik bukadar, gezi devam ediyor, bakalım neler olacak daha,
görüşmek üzere Enduroclub dostları...

tittytwister
31-05-2007, 08:31
Dostum güzel gezi olmuş anlatım tarzında çok hoş müzik eşliğinde keyif aldım doğrusu :) eline sağlık devamının gelmesi dileği ile yolun açık olsun .

spedy1
31-05-2007, 09:12
Muhteşem bi gezi emekleriniz için teşekkürler

AykutErda
31-05-2007, 09:18
Dostum,iyi olmuş yaw...

Bizleri çok güzel Karadeniz fotoları ile müziği ile keyiflendirdin..

Gezinin geri kalanını heyecan ile bekliyorum..:)

ersin öztürk
31-05-2007, 09:34
hocam super bır gezı olmus fotolarla vıdeolarla anlatımla tek kelımeyle harıka olmus paylasım ıcın tesekkurler:)

EnduroCu
01-06-2007, 12:00
helal olsun hocam,
Baharda Karon yolu yolu cok zor olur Varadero ve Tourancelerle,
Galerdüzüne kadar cıkabilirsin en fazla:D

KORBALA
01-06-2007, 12:32
Kardeşim benim.... Daha ne söyleyeyim. Kovrandan yukaru 650 sınıfıyla devam edecez muhtemelen Temmuzda...

SedatTelçeken
01-06-2007, 01:21
EC'de böyle güzel "gezi" raporlarına hasret kalmıştık doğrusu. Eline sağlık. Devamını bu topikte bekliyoruz hocam. Gerçi Y.Kavron deyince çok heyecanlandım 2002 den beri gidemeyen birisi olarak ama. Genede sağol varol.
Sedat